24 Kasım 2014 Pazartesi

Çipetpet



Merhaba.
Naber?
İyiliiik, nolsun işte diye bayık bayık beni geçiştirdiğinizi duyar gibi oluyorum.
Bizden de iyilik canım. 
Az uykulu bol gezmeli, alışverişli, yemeli, içmeli, hele bide müzikli haftasonları cennetlik ki.
Tamam AVM ler manyetik alan, pis mikrop yerler ama her an da trafalgarda olamayız, yağmur/kar çizmesi alacaksak gitmeliyiz avmlere. 
Kozmetikçi blogger olsaydım 34 yaşımda yeni keşfettiğim kiehls den de bahsederdim ama yoook benden o alanda ekmek çıkmaz. Beklentini düşür sevgili Can funs. 
Gelelim müzikli boyutumuza:


He is Gürhan! Kendisi bir klarnet virtüözü. Beri yanda, Klasik Türk Müziği gibimsi şeyler de çaldığı klarnetini, artık, yine her biri ayrı ayrı çok yetenekli arkadaşlarıyla birlikte kurduğu Çipetpet isimli  müzik  grubunda,  alternatif / modern rock ile pop şarkıların hiç bir yerde duyamayacağınız klarnetli yorumlarında konuşturuyor.

http://youtu.be/7bN14RSdcWE

İzlemek isteyenler, konserlerine gelsinler,  gelmişken de dans etsinler. Tamam cnm, seyapariz, konuşuruz,  ben konser  günlerinde Can'ı aç bilaç uykusuz tüm gün gezdirip erkenden uyutup geliyorum bir şekilde ;)


İşte sonrası pazar, malum, dünyayı yemeli karbonhidrat bombalı geç kahvaltı, sonra da orman, classic us!


Babası iş seyahati/sefahati nde idi. Cts Şeyda ve Emrah, pazar da Ayfer ve Gürhan la bu açığı kapatmaya çalıştım. Çohii anneyim ;)


Her yazımda bir kez çemkirdiğim üzere kış geldi. Bu fikri katlanılabilir kılan bir şey keşfettik: Orman havası! Belgrad Ormanı na yakın oturmak bizi ekstra şanslı kılmıyor sevgili okuyucularımız. "Hımmm orman mı kaldı heryer bina" dediğinizi duyar, yüzünüzü buruşturduğunuzu görür  gibi oluyorum. Nasıl mı? Kitlem böyle,  müşkülpesent azcık da benim. 
Tamam haklıysan da işte kalana sahip çık, sev. Yani var şimdilik az buçuk heryere yakin bir ağaç birikintisi . Beykoz vesair.


Müzik dedik, çevre duyarlılığı dedik. Bir de itiraf sonra da anket yapalım, bitirelim, yemek yicez.
Can'ın bu paltosunu kız reyonundan aldım. Uzundu, kahveydi , sıcacık tı vesaire. Sorunum ise şu:  Bunu giyince kıza benziyor. Volanlı volanlı kesimin ve renkli çiçekli biyenin bu görünüşte payı var. Ama kıvırcık diye saçlarını kesmiyorum sonuçta.  Bu yüzden de paltonun renkli kısımlarını kesip parçalamak akıllıca gelmiyor.

Anket konusu: Can' ı sevip sevip sonrada "aaa sen erkek misiin ? " tepkisinin veriliyor olması acaba onu bilinçaltından onikiparmak bağırsaana doğru  etkiler mi ki ?
Not: Cevap vermek zorunda değilsiniz anketörlü değil zaten bloğum.
Soruyu değiştirdim.  Bu grup bir harika değil  mi?


20 Kasım 2014 Perşembe

Pastırma yazıydıysa demek ki



"Annecim, senin yanındayken ben çok mutluyum!" 
Yess!
Dün boyu, gün boyu sıfır kavga sıfır gürültü nün sırrı bu cümle. Bilmiyor ama nasıl işe yaradı. 
Evet, versin bana böyle gazı, düştükçe kalkarım ki ben, tıkandığım yerde nefes olur bana. 
Bilse, çözse... 
Meğer ne kadar da sevgiye açmışım :p Yok, temelinde özelliklileştirmek var, tekleştirmek, ayırmak, alıp başının üstüne koyulmak, talep etmezken, dilenmezken.Ben böyle çalışıyorum. Bilen bilir.
Evet benim oğlan çok yapmıyor böyle şeyleri bana. 
Aynı anası , tepeden bakıyor ayıcık :p


Evet dün bizimdi, işten mecburi bakıcılık izni kapıp, dünya CBS gününü Anadolu Hisarı'nda geçirdik. Şeydası da bize katıldı, orda iki lafın belini kırmamıza izin vermeden bol bol kendini pohpohlattırdı.


Parkı olduğu için ilk durak herzaman Öğretmenevi. Hani hiç hareket etmeyen dümdüz tahtalardan ve dönmeyen direksiyondan ibaret bir güüya gemi var, hastasıyız.

Sonra yemeli içmeli lokasyonumuz: Big Chefs.  Kayık kiraladım sizin için sevgili okuyanlar, denizden görüntü aldım. 


Denize sıfır masalardan birindeyseniz normalde her yerde sürekli kalkıp peşinde dolaştığınız ve sizi yalandan "ah çocuk işte ıhım ıhım" gülüşü atmak zorunda bırakan çocuğunuz da yamacınızda demektir. (Genellemeler bence dünyanın 9.harikalaridir.)
Kayıklar, yatlar, sürat motorları, hayvanlar dediğimiz gruptan ise balıklar, martılar, sürekli ilgi çekme halinde.
                                                 
                                                

Can buranın pazılı mercimek çorbasına bayılıyor. Ama en çok ekmeklerine. 
Ben burgerine bayılırken bu sefer Şeyda sayesinde banana splitini keşfettim. Etmez olaydım!

Ayıp aslında bu yaptığım.


Sonrada rutin, eve gel uyu, uyan, meyve ye, banyo yap. Sonra dans ediyoruz. Evet , çılgınca, deliler gibi. Favori parçalar:

Yotuel - Me Gusta: http://youtu.be/NduIkB6zPgs

Ve

Coldplay - A Sky Full Of Stars (Official video): 
http://youtu.be/VPRjCeoBqrI

Yani ille de Dımdım veya Gangnam Style olması gerekmez. Yapmayın. Zehirlemeyin onların o vıcık vıcık sünger gibi beyinlerini ljljjojkjkjo.

18 Kasım 2014 Salı

Büyük sözü veriyorum!

Ameliyat olmayacağım! Niye oliyim? Şimdilik icabına bakıldı. 

Artık daha sakin, az sinirli hatta pamuk gibi olacağım. 
Taş gibi diyorlardı, sabır taşı gibi desinler kişlkşldkşlkşlm
Sıkılmıycam artık hiç. Bu kısmı halletsem başka bişii kalmıycak. 
Elde var 31 ay!

Can'ı uyuturken bazen 1 buçuk saati bulduğunda,hatta hala uyumayıp da sana "annecim seni çok seviyorum ama sen git serkanı gönder bana" dediğinde,
Can, kapıda anahtarla ben açıcam ben açıcam diye yaklaşık 10 dakika bekletirken, 
Can, Niloya izlerken,
Can, "hadi eve gidelim" dendiğinde "gitmiyceeem, sonraaa" diye bulaşık yıkamaya falan kalkıştığında, 
Can, "bezinin değişmesi lazım" dediğimde inadından bir de üzerine bezir yağı mıçtığında ama yine de değiştirrrttmediğinde, 
Can, pusetine oturmayıp her tür çamurun su birikintisinin üzerinden geçirmek gayesiyle koca puseti kendisi ittirdiğinde,
Can, markette de market arabasını ittirmek isteyip hem de aldıklarımızı arabaya koydurtmadığında,
Can, başka çocuklara tahammül edemeyip "onları çöpe atalım" dediğinde,
Can, bişeye anlık kızdığında da ipad veya telefonları sağa sola fırlattığında,
Can, banyoya giriyoruz dediğimde istemediği için ona en az 8 yalandan anı ve zararsız olabilecek vaat bulmak konusunda yaratıcı  olmam gerektiğinde, ama yine de bazen "hadi bak sakız vercem" dediğimde
Can, banyodan çıkıyoruz dediğimde gene istemediği için yine suların neden boşa gitmemesi gerektiğiyle ilgili, o 8 yalandan hatıranın girerken işe yarayanlarını seçerek ve vaatleri hatırlatarak ama sonuç olarak o tiksinç yalvarma halinden asla çıkamadığımda,

Sıkılmıycam.
N'olursunuz sıkılmıyım.
Hep şunu hatırlıyim : Memories: http://youtu.be/hty5o0exvdk 

Çünkü annelik bunu gerektirir !

işte, yüz ifadem hep bu olacak, söz mi?


13 Kasım 2014 Perşembe

Küçük erkekler


Moda, kişinin üzerine yapışanı giymesidir. Kural bu, kabul ve kendimde uyguluyorum ama erkek çocuklarında bunun geçerli olduğunu düşünmüyorum. Özellikle de pantolonların ağ kısmı bolsa ne kadar rahat oluyor . Gerçi onların paçalara doğru daralan kesiminden dolayı pek giymek istemiyorlar. Can'ın tombik bacaklarını daha çok küçükken bile o tip pantolonların içine sokmuştum. Ne yakışmıştı. 

ha bunlar da aynı biz:  bir yummy mummy ve tiny little son :)
Bu mont güzel. Bulursanız alın. 4 yaş alıyoruz. 
Biz böyle pabuç giyemiyoruz. Renk süpermiş.  Ayaklar patetes biraz bizim yada poaça yada pofidik puf böreği. Ama bu yaşta da öylesi daha makbul. 

Ooo ! Bu kombini al, Can'a uygula, babasına, dedesine, eniştelere, eşe dosta..Yavaş uyguliyim ben tmm .

Renkli, cıvcıvlı veya poposu inekli şeyler tabiki olacak, kendi içinde tutarlılığı olduktan sonra şimdi giymeyecek de ne zaman giyecek? Ama bu pastelleri, toprakları da yakıştırıyorum zamanelerin zaten seni beni beğenmez duran o yüksek özgüvenli, havalı totolarına.

Aksesuarlar... Uf!  O atkılar boyunluklar, bereler, askılar ve tabiki en çok da şapkalar. Yani 30+ koca adamlara yakıştığından daha çok yakışıyor aksesuarlar. Hele şu birazdan dibinizin düşeceği örgü bereler.. Hani bir söz vardır ya , çirkin bebek yoktur, o çirkin bebeğin güzel bi şapkası yoktur diye . Ay ne bilge insanlar var böyle özlü konuşan.. 

hippo zippo

fly so high

korsana evet

ooo panda, ver bi yanak

bu süet ve içinde de koyun postu olan şeylere bayılıyorum
Bu beresi çok güzel. Belki yakında yukarda gördüğünüz berelerden biri de bizim olur. kısmet
 Yazın şort ve tshirt giyip çıkıyorlar sokağa, Çok güzel tshirtler var tabeyki, ama tshirt işte, bir stilden söz etmek zor, hani bir ağırlığı yok, yeri geliyor, terden, pislikten günde 4 tane değiştir , evdekiler bile farketmez değiştiğini. O yüzden kışlık kıyafetler daha çok gösterir kendini. Örmeler, hırkalar, sweatler, botlar, yağmur çizmeleri. 
Kızlarda durum bu değildir belki anlayışla karşılıyorum, çünkü neden? Kişiliğim bu yönde.

bordo gönlüm sondo
botlaar, canım


Zarada falan var böyle şeyler, 4 yaş alıyoruz demişmiydik honey;)
al bu kombini, koy kıyafet yönetmeliklerine.
Şimdi bu örneklerden yola çıkarak Can üzerindeki uygulamalara kısaca göz atalım ister misiniz? Birebir uygulamayı kast etmiyorum zira o şekilde çalışmıyoruz. Duyguyu alıyoruz anlıyor musunuz?

Kendisi de bir havalarda tabi
Biraz da geçmişe bakalım öyleyse. Geçmişi mi var demeyin. Var, 1 tane. Aslında 2 de, ilk kış sayılmaz, el kadardı. 
Bizim çok. Bazılarının daha bile çok. O kadar çok geçmişi olanlar var ki! Uf!

Neyse yazımın alışılageldik bölümlerinden olan, geçmişle, gelecekle, içsel hesaplaşmalar / dışa vurumlarla ilgili, hepimizin şöyle bir geriye gidip belki de duygusal açıdan kendimizi yokladığımız hatta sarstığımız ve yeniden hatırladıklarımızla bir ölçüde kendimizden korktuğumuz felsefi kısmını da böyle atlattığıma göre derinlikli yazıma devam edeyim. lşgkjşhjkgşljkgşljk

Ne diyorduk geçen kış Can ayıcığı:

bit kadarken de irice bir bitti :)
bu 2012 aslında


Bir zamanlar knitwear denilince akla gelen hırkası. Arkasında aslan var amaa göstermem!

tipik

Şapka severiz fark ediliyor mu?




Yeteer kış yeteer  mi dediniz, bence de yeter ama geldi, kapıda, nasıl başa çıkacağız? Yapabilecek miyiz tekrar aynı şeyleri sizce? İstanbul' un ıslak soğuğuyla boğuşurken tekrar mutlu olabilecek miyiz tanrım!  Hiç sanmıyorum! 
Hadi gene yazlık fötr şapkalara bakalım. On tane yok bizde , çeşitli şeylerle kombinliyoruz sadece. Hiiih sırrımızdı, ağzımdan kaçtı!
Bu arada arkadaşlar nazar filan varsa eğer, royal beybime ve burdaki, resimleri gayet izinsizce kullanılan diğer bebelere bakarken enerjilerinize hakim olun.







Evet şimdi tüm bu anlattıklarımızı ev kıyafetleriyle taçlandıralım öyleyse. Evde giydikleri aslında en önemli olması gereken şeyler, rahat olacak, sağlıklı olacak, bakmayın şekilsel kaygılarıma benim canım, kimim ben, Steve Madden mı?
Lütfen,  rahat olurken de çooook güzel görünebiliyorlar.


kendinden kilotlu ceket ahahaha 

Benim ayıma da bu yakışır.

Bundan bulursanız bana alın. 36 beden giyiyorum hihohohi

kendisi de tulumu gibi geyik olur işşallah. 

bundan bana göre bulursanız almayın, taytı olsa belki..o değil de ay çok şekeeer yazmam gerekiyodu gene ben kaçmışım içime :)

Beni pinterestte takip edenler biliyor buradaki görselleri . Ama azcık gevezelik edeceksek onun yeri ne pinterest, ne instagram, kaliteli monoloğun adresi : "canvarsa.blogspot.com" !!!

5 Kasım 2014 Çarşamba

Deniz,kum,güneş.. vol2

He he son şakamı beğendiniz mi? Son şakasını yaptı dediğinizi duyar gibiyim. Tahtaya vurun :p
Canın son günlerdeki favoriş cümlesiyle: " Güzel mi fikrim. Fikrimi Beğendin miii"


Tatilde yediklerine çok kafayı takmayacağımın sinyallerini yolda tostla beslerken veriyordum adeta. Orda da her sabah kahvaltıda omlet yedirtmeye çalışırken tosta yumuldu danacan.


Hala bebek o. Bakmayın afedersiniz eşşek kadar olduğuna . Karanlıktan korkuyordu bebitom.


Otel konforluydu evet , yeniydi evet, bu yıl açılmış zaten, tertemizdi çok temizdi evet, elini attığın her şey özel tasarımdı evet, yemekler çok lezzetliydi evet, turistler çok Almandı evet,dar alanda kısa paslaşmalar yapmışlar evet, mekanı çok optimum kullanılabilecek şekilde akıllıca planlamışlar evet ..fakaat doğa denilen mefhum orda araki bulakiydi. Bir zamanlar muz tarlası olan yerler şimdi bitişik nizam otel olmuş durumda. 
Biz de katılım göstererek bunu teşvik ediyoruz ama sor ki niye? Can bir büyüsün vallahi de ilk tercihimiz otel olmıycak, söz...Konformistliğimi gizlemiyorum ama ben doğayı, denizi, güzel bakir koyları,ıssız plajları da seviyorum Bu her gün akşama kadar havuz işi ..ı ıh..Ama oooo havuuz, alırım bi dal deyip de atlamadım mı ? Of course i did! Evet evet yağmurda bile..



Tatlıydı bızdık
Tatlıydık, Bizdik
ahahah şiiir yazdım iyimi :p






Patates , pizza, makarna en sık tükettiğimiz şeylerdi galiba. Çocuklar da otlandı malesef. Ama beklediğimden çok daha iyi bir beslenme performansı gösterdi Cancağızım. Her gün kuzu tandır yedi daha napsın. Pilavdı, balıktı, çorbaydı, meyveydi..Yedi yedi , yeri geldi benim kadar pattis yedi ama öbürsü şeylerden de yedi. Bundan size mi ne? Yaz google a 29 aylık çocuk ne yer ne içer diye, bu site açılcak ki bikere!

Otelin tüm mobilya ve aksesuar ve ıvırzıvır şeylerini sevdim. Bu yüzden arada bi Canla girip içerde oturup bu rahat koltuklarda sohbet ettik.Muhabbeti çok iyidir. Hiç sıkılmazsın



Ama muhabbet ettiği kişi Ece ise, o çilekeş Ece ise , nedensiz afra tafraları çekmek, sevdikçe itilmek, öptükçe tepilmek zorunda kalıyor. En canımı sıkan konu buydu tatilde.Takma diyorlar ama takıyorum. Ece çok tatlı ve o ama yani bi kız. Benim ayının kaprislerine şiddetine maruz kalmak zorunda değil ama seviyorum diyor!  Bitsin artık bu dram!



Her akşam banyo sonrası biz hazırlanırken yemeğe kadar olan süre bizim odada çizgifilm saati. Toplanıyorlar, bu esnada keyifler yerinde, iltifatlar havada uçuş : 
"oo çok şık olmuşsun can"
"sen de çok şık olmuşsun ece" :D Mehmet Eren tabiki onların bu inişli çıkışlı dünyasının dışında. Adam cool . Kendi hayal dünyası çok zengin zaten. Yeri geldiğinde Eceye abilik taslamak var o kadar.


 O animasyonlar vardır ya , hiç sevmem, iyi oldu maruz kalmadık. Ece ve meren seviyor,istiyor, katılıyorlardı ama biz aydınlık yerlerdeydik mümkün mertebe. 





Bizim de hani vaktiyle çok sevdiğimiz o dinlenme anları vardır ya yatarsın şezlongta boş beleş, işte bu üçü de seviyor o işi. Ece ve Can'da kıçlarda bez, atışıyorlar şezlontan şezlonga. Bir gün bağlamadık da neyse şimdi söylemiim, çişli oralar dersiniz de otele gitmezsiniz...
Aman Ece bizim güneş kremini kullanıyor mu? Etrafta birinin içtiği zararlı bişiler varsa bi yeşilleneyim mi? Can'ın kolamıymııış, bira mıymııış diye bakıyım die ikna etme denemeleri..



Bu da artık dönüş anları
Heyheyler üzerinde
Ayrı takılıyolar gene.
Yahu Ece geliyor Can'ın ensesinden hemde kıvırcık bukleleri eliyle güzelce kaldırıp tatlı tatlı öpüyor, bizimkinin ettiği laf: " saçlarımı bozuyosun yaa!!"

Bu yataklar iyiydi gerçekten de. Bahçem olsa koyardım.
Akşamları bebeleri ve kocaları uyutup ablişle ne muhabbetler ne gıybetler ne çiğ et yemeler..mmmhh

Hepinizin herşeyini bilen biri var Bursa'da. ohhs !