20 Aralık 2013 Cuma

just do it!

" yap! " şeklinde direktif verdiyse, yapmamanın imkanı yok. onu diyorum!
sanırım sıra artık ona geçti
Biz ona derdik : "hadi şimdi babaya kız"
"hadi şimdi yabadabadu de" diye
Şimdi kendisi gözüne kestirdiklerine çeşitli maymunluklar şımarıklıklar yaptırıyo.
O alkışlıyosa onun dediği kişi de alkışlamak zorunda.yap! dediyse alkışlayacaksın.
Ama o alkışlama meselesi de bildiklerimizden değil. sırayla önce normal alkış ,sonra boynun arkasında,sonra göbekte,sonra popoda, sonra yere eğilip yerde el çırptırtıyo, sonra eller havada yumruklar açılıp kapatılıyo, sonra parmaklar kulaklarda filan..bi çeşit dans kareografisi yani , haka dansı öğretsek yapar bu daaaa, kim öğretecek.
Babası da ben de fiyaskoyuz o konuda.
Herhangi bi dansa yatkınlığımız şöyle dursun,deseler ki bir anaokulunda rontlarda dans edeceksin , arı maya gibi dans ettiğimi sanıp giresun karşılamasına benzer hareketler yaparım . Ama  oğlum dans edebilsin, amin.

Birde muhalif tavır gelişti bu günlerde
Herşeye itiraz, bazen diyosun ki , bi çakıcam :)
kiii sometimes inanıyor ve korkuyla bakıyor, aman diyosun ki, korkutmiiim şu çocuğu ama sarmalınızdaki "terlikle çocuk döven anne" geni de dürtüyor ordan, mecbur, arada böyle ateşli bakışmalar oluyor , az ama, naapçan! 

Çok seviyorum ben seni >> sevmeeee!
Gel oğlum çorba ye >>  korba yemeee!
Gel oğlum dandini >> dandini yapmaa!
Gel can banyoya >> banyoyamaaa!
Gel seni bi gıdıkliyim >> gıdıkmaaa! 
Duşu göbeğine tut >> tutmaaa! ( bu noktada baktınız vermiyo, elindeki duş başlığı çekiştirilir, zorla göbeğe tutulur, o esnada oğlan vermemek uğruna başlığı size yöneltir, baştana şağı su, sonra çıkınca, önce onu kuruluycam-yağlıycam, bezliycem, giydircem derken donunuza kadar ıslak vaziyette olursunuz ama işte who careeees? koca dana doesnt o kesin  :)

Tabi siz onu sudan ayırırken ağlatmamak için türlü şebeklikler yapmakla okadar meşgulken o ıslaklığı hissetmezsiniz zaten o da ayyyrı, ama neyseki dikkati herşeye hızlıca kayabiliyo şu evrede. Önce musluğa yöneltiyosunuz dikkati,onu açıp kaparken kendisi soğuk tarafa çevirip, bir kere açıp da ayaklarına soğuk su gelince zaten çıkmak konusunda itiraz etmiyor :D )




Sonra, bu günlerde ingilizce aşinalığı başladı

Söyleyebildikleri ok ama söyleyemediği kelimeleri ağzının içinde lumburlop yapıp yinede söylemesi, bide çok iyi söylemiş gibi bilinçli olarak deforme edip söylemesi çok eğlenceli .
Watduyuwuyuwuyu,havaryu,heveryiii, havaryaaa,hevallaa şeklinde sürüp giden bir silsile öyle .
Gevezelik işte 
Tabi bide yatarken 3 ten 10 a kadar ingilizce sayma hali var mırıl mırıl kendi kendine.
Bakalım kalkıştık bir işe,allah utandırmasın  :p
Hamilelikte ve bebekliğinin ilk on ayında sadece yabancıdizice duydu oğlum, işallah bellemiştir azcık .
Bu çocuk turist çekmeye başladı yalnız.
Ankaradan bir kısım akraba (ferda abla, alara ve elif ) sırf onu görmek için semtimize geliyorlar.

Türkiye'nin korkunç, sevimsiz, huysuz, huzursuz gündeminin arkasından bana ilaç gibi gelen bırbırcı gevezemin bir sonraki daily routinimsi aksiyonlarından bahsedeceğim yazıya değin, hoşçakalın..
Ne diyor Can ? Siyuuuu!

17 Aralık 2013 Salı

Ikeyagi ,makarna ve arabalar


eveet can büyüdü
adam olduu! üç gün sonra 20 ay bitecek
"bak bir varmış bir yokmuş eski günlerdeee" şarkısını mırıldanarak evin içinde dolaşan bi geveze veletim var.
dün ikea dan aldığım sandalye masasında oturup da defter karalamaya da başlayınca ,onu öyle görünce, uleeen dedim, güzel konuşmuşum değil mi :)

gerçi ellerini ustunu boyadı oyuzden yine bu yalanci yazi tahtalarina döndük

O konuda iyi değilmiş ikea nın damgayla pati mati yapan kalemleri. çıkmıyor yıkayınca.
yinede masasının keyfini sürdü biraz da olsa.




Ve tabiki alet kullanimi konusundaki farkindaligini arttirmak lazim nolur nolmaz tesisatci olursa belkim de, malum puzzle yapmiyor belki de okumaz ;)



Her akşam babasıyla arabaları salonda döküp teek tek park ediyolar.
jeep canın arabası,
küçük minik renkli bi araba var o gürhanın arabası :)
annenin arabası bir traktör! Onun ustunde buyumusum sozde !
bu metinlerin yazarı tabiki baba serkan.
bunlar dışında bir spor araba , birkaç otobus kamyon, ve diğer arabalarla helikopter var.
bunları konuşa konuşa park ediyolar her akşam
inanılmaz keyif alıyo bu işten
bu yüzden halı aldık ona üzerinde yollar, helikopter pisti vs çizilmiş, hemde 20 liraya, ikea bazen şuurunu kaybediyor :)
o kadar sevdi ki onu, halı çok güzelmiş çok güzelmiş dedi gezindi hep üstünde
karyola da alacaktım ama gene son anda vazgectim.




tabiki boy boy kutular da alındı
eve gelince içine makarna dolduruldu
bir kürekle karistirdi tasidi durdu. Aktarma aktivitesi,adi ustunde;)



onun için düşündüğümüz bişeye tepki alınca, candan kabul görünce, uydurduğumuz oyunlara can katılınca evet bu işi beceriyoruz yahu biz diyorum. Bazen de bazı şeyleri eksik yaptım yanlış yaptım bebekken şöyle yapsaydım keşke dediğim şeyler kafamı bulandırıyo. hayır mama konusunu aştım, o konuda suçlu hissetmiyorum artık ama mesela birilerinden duyuyorum ki , kaynamış su içirdiğimiz günlerde kullandığımız kettle iyi olmuyormuş,yeterince kaynatmıyormuş, acaba ocakta mı kaynatsaydik gibi. Ivir zivir seyler iste..
Daha cok var da aklima gelmedi simdi. Bu da almanak degil ki blog yani ne hatirlarsak o !Tovbe tovbeeee! (Bu da son gunlerin favori lafi, okadar yerinde kullaniyo ki sasarsin..sin sini sin :p )

iste boyle gunluk,iste boyle sevgili okuyucularimiz. Seyircisi oldugunuz bu cas Canli dunyaya ara sira dahil de olunuz, atmiyoruz yani kafamizdan, inanmiyosaniz geliniz gorunuz ;)


8 Aralık 2013 Pazar

Montessori

Sevgili bayan Montessori.. Senin tüm tekniklerini uygulamaya koymak gibi bir niyetim yok yani burda ahkam kesmek istemiyorum ama senin şu kovalardan su boşaltma oyununa can bayıldı ama bize de iş çıktı . Artık durmadan kova kova kova! Bazen bak bunlar da küçük kova diye mama sandalyesinde fincanlarla oynatıyorum. Küçük bi ölçü kaşığıyla bir ona bir buna koyması gereken suları arada içip , yuzunu yıkayıp sandalyenin sehpasına döküp kedi gibi içse de yinede tekniğinin artık her neye faydası varsa o konuda  da işe yaradığını umuyorum;)
Senin şu 90 cm insan ölçeğinde ev düzeni kurma fikirlerini de sevdim ama işte çok dağıtıyo ya o konuda azcık tilt oluyorum sana ama napalım ben de izin veriyodum zaten çekmeceleri dağıtmasına. 



Ama buzdolabı? Yani onun boyuna yetecek yerlere yemesi için yiyecekler koyma fikrin biraz bize uzak. Kusura bakma.
Yer yatağı fikrin de hoşuma gitti aslında. Yer bakıyorum şuanda uygun. Bizim odada yere yatak yapasım var ona.  Pınaar, onu sen de demiştin ama uygulamaya koyamadım haala. Sen de kitap gibi kadınsın canıım..
Yani inşallah bakıcaaz. İyi bi yatak almam da lazım ama on kere yatak almak istemediğim için standart 90*190 ölçülerinde bir tane full ortopetik birşey almak istiyorum ama işte nereye koyarız ?  Ama kendisi içine girip yatıcak diyorsan sana çok film seyretmişsin derim. Nerde yasiyorsun sen kuzum? Turkiyede bizim cocuklar sevgi seli icinde uyuyo birkere. Sahi nereliydin sen , memeleket yani? Her neyse , biz onu sallayarak uyutuyoruz canım ya. 
Mutfakta onun için ayrılmış çekmece meselesine de check atabilirsin şekerim. Zaten yapmıştık onu da. Başka fikrin varsa paylaş , yapmıyoruz diye de bozulma, biz bilelim de yapmazsak da yapmayız , orası artık bizde ok honi?

Yine birlikte bi faaliyet yapalim diye baslayip, sonra canin benim yapistirdiklarimi sokmek istemesi uzerine, babasina al cani gidin icerde oynayin diyerek kendi keyfimce eglene eglene yaptigim faaliyet : Kullanmadigi odasinin kapisini suslemece :) amacim sadece bir boy olcer asmakti ama biraz abarttik heralde :)





3 Aralık 2013 Salı

al gülüm ver gülüm


İyi yapabildiğimi, becerebileceğimi düşündüğüm tek şey alışveriş.
Şimdi bir hayal kurdum
sınırsız harcama hakkım olsun ama
kimim ben Karolin Koç mu?
Tamam diyelim ki oyum
tek yapmam gereken bişeyleri bulup seçmek-almak olsa
gerekirse,hımm, atıyorum bi saç bigudisi almak için fiiizana gitmek olsa
giderim
keşke şöyle olsaydı;
3 günlük belçika seyahatine gidiyorum, yokum, siz kemerdereyi bitirin honiyy!
bi dükkan varmış ordan tuzluk muzluk alıcam, 2 gün yokum
ha gerçekçi olalım , ben söz konusuysam elbise ve ayakkabı çılgınlığı olurdu
onları koyacak dolaplar olurdu
o dolapları koyacak ev olurdu
o evi koyacak bi bahçe olurdu
bahçeye bahçe mobilyası olurdu


Can da ihya olurdu
Rachel Zoenun oğlu Skyler da kimmiş derlerdi!
Boynundaki kolyeden cana takmak istesem de taktırmazki benim koca danam :) olsun döve döve takardım :p



meğer ne çok zenginlik heveslisiymişim
kıroymuşum meğersem ben aa!
bu yönümü hiç bilmiyordum
zenginli dizi sevmemden anlamalıymışım
içinde ayrıca bir de pool house u olan evlere özlem duyuyormuşum ya ben?
yada şehir merkezindeki kış bahçeli teraslı loft lara gizliden inceden kıskançlık besliyormuşum
e ben paraya mı tapıyormuşum ? yok canıım
iki tuzluktan nerelere geldik
veriyim kaç paraysa da kendime de gidiyim alıyım yani nedir ne kadar abarttım
hayır öyle beğendiğim bişey de yokki arıyorum arıyorum yok öyle değişik bişey
olsa alırım zaten tuzluk alt tarafı
hem var ki tuzluk bizde
var evde bissürü tuzluk var !
sofraya kaç tuzluk koyabilirim ki
hem zararlı tuz
himalaya tuzu iyi diyolar gerçi
ben deniz tuzu şeyapıyorum
kimisi de kaya tuzunu suyla karıştırıp sirke gibi dökerek kullanıyormuş
bak gördünmü yeni trendde aldığın onca tuzluk tuzla buz oldu
kıskançlığın sonu bu
bloglarda gördüğün şeylere özenip özenip alışveriş yapmıycaksın
hem iki gün almazsan geçiyo başka bişeye özenmeye başlıyosun
o şekilde ..
bu yazı canla ilgili olmadı
nasıl olmadı
benim mutluluğum onun mutluluğu!
















2 Aralık 2013 Pazartesi

müzüksiyen

geldi aralık ayııı
ohoo ben bunu her hafta yazarım dediğim blog yolculuğumda, ayda 2 yi başarabildiğim için kendi kendime tokalaştığım bir günün sabahında işe gelir gelmez bloğumu açtım . konu çogzel: müziik!

sanırım benim oğlanın müzik kulağı iyi
yada müzik kulağı var 
yada ben de " bizimki cambaz olcak heralde, ay bir yetenekli " diyen annelerdenim :) ha gerçi cambazı diyemem zira kendisinin son günlerde en keyifle yapıp alkış beklediği numarası halıdan atlamak :D
evet napalım herkes parende atıcak değil ya ?

neyse topçu olacaana sanatçı olsun diyor sözü müziğe getiriyorum 
 "biklim biklim açç" nidalarıyla belli etti bunu ama tabi sanat ve ankaranın bağları şarkısı ne kadar yanyana gelir bilmiyorum ama şimdi onun introsunu,bestesini, güftesini nerde duysa ayırt edebilmesi bir yana piyanoda do do sol sol la la sol çalayım, hemen twinkıl diyor. evet kesin onun beyninde müzikli hücrelerden var. eminim.umarım... inşallah .. amin

birde şu var 
piyanoda , evdeki oyuncak piyanoda veya oyuncakların içinden çıkan elektronik ses ortamında çalınan twinkle melodisini duyunca önce sessizleşiyo, sonra alt çenesi titremeye başlıyo, sonra gözleri doluyo,inceden içli bi duygusallıkla hafif hafif ağlamaya başlıyo
hırçın değil
huysuz değil
gürültülü değil
üzgün sadece
duygusal
oturup izlemek istersin öyle güzel bi ağlama ama kıyamıyosun
kaç defa göğsüme bastırıp oğlum neden bu kadar hüzünlendin,sana ne hatırlatıyo dedim sanki bunu yaşayan, cevap da verebilirmiş gibi 
ama sanırım şu yüzden
geçenlerde hastalandığında fısı yapmak için bolca şarkı söyledim
old mcdonalds ve twinkle favori şarkılarıydı
ama en kötü olduğu gün ona youtube tan twinkle dinletmiştim yani enstrümantal olarak ilk dinlemişliği ona denk geliyo
olabilir mi bilmiyorum 

ve son olarak da, 19 ayı doldurduğu şu günlerde, yağmur yağıyor, arı vızvızvız,
kutu kutu pense şarkılarını söyleyebiliyor.
dili azıcık zor dönüyor ama ezberlemiş bir şekilde. epey çözüldü artık ,papağanlık hala had safhada..

yani daha kaç kanıt sunabilirim..müzik seviyor işte.. yada sevecek,belki de müzik yapar
istiyorumm



neyse çok söylemeyelim büyüsü kaçmasın


ve çok yoğun bi hafta daha geçirdik . çok üzücü bişey oldu bu günlerde. yelda abla vefat etti, babanne ankaraya gitti.
bizim ananneyi de medine kaptı, iş başa düştü :p 

kuzenleriyle vakit geçirdi, artık ortak oyunlar oynanabiliyor. biri nereye gitse hepsi oraya üşüşüyor. yinede seviyolar birbirlerini. ece ağlarken hala korkuyo benim keko ama yapçak bişey yok :) sonra onlar gitti. 

bizde canla alışveriş merkezi, çarşı pazar turladık durduk
elinde bir çatal , çatalda takılı bir elma mır mır mır konuşa konuşa gezdik
buaralar sık sık haftayı beraber kapatıyoruz.Sonra da birbirimize çoook alışıyoruz. ayrılmak zor geliyo.

arasıra lavaboya tırmanıp el yıkamak için tutturmasa daha iyi geçincez. birde yemek yerken elime vurmasa. artık bana "kızma" diye yüzünü buruşturuyo. 
üzülüyorum öyle deyince ama kaçıyo bazen "yaa can!" lafları.