25 Ağustos 2014 Pazartesi

sıcak,çok sıcak


WARNING: Bol fotoğraflı, az yorumlu bir post.





Bunlar 2014 Temmuz ayı site içi park görüntüleri. 27 aylık yani. Günlük rutinler çok değişmiyor. Kendi iç dünyasında mutlu,huzurlu...Anne ve baba ile yapılan yürüyüşlerden bolca keyif alınırken, kalabalık ve bol çocuklu parklardan bilinçli olarak uzak duruluyor. 
Parametrelere göz atarsak;
Sosyalleşme : Az
Merak: Yoğun
Abiler yokken su tabancalarını kurcalama: Yoğun




Neslihan ve Esra ile kaçamağımız, çok keyifli ve sıcak ve sadece benim için değil onlar için de yorucu bir Cumartesi. Ne hoştu.


Altın bulmuş gibi değil mi? Yok bulmadı. Aslında öncesi/sonrası konsepti yapmalıydım. Hala blog odaklı yaşayan bir blogger olamadım. Oturiyim sıfıriyim.



Bugün bayram erken kalkın çocuklar..arrggghh ne zor bi kural bu..Bayramları değilse de bayramlık giymeyi severdim. Giydirmeyi de seviyorum galiba. 


Burası doğduğum ve büyüdüğüm ev. O çanak antenlerin yerinde şimdi tarihe karışan çatı antenlerinden vardı, evden tamaam olduuu diye seslendiğimiz ama kim çıktıysa o inene kadar tekrar bozulduğu günler..ı ıh özlemedim :)
Dede de biz gelicez diye elektrikli motosiklet almış, ben bile almancılar gibi gezdim ilçede:)




Benim öteki güzel çocuklarım. Ninevari bir yaklaşımla başladığım bu paragrafta demek istiyorum ki; O güzeller güzeli Ece'ye benim oğlan fena taktı kafayı. Aman Ece mutlu olmasın, aman Ece naaparsa kıçıma batsın düşüncesini benimsemiş, yürüyor bu çarpık yolda. Hayır ilerde kız meseleleri yüzünden akıl almak istediinde Ecenin yerinde olsam yürrüüüü taş arabası derdim. Ama biliyorum ki Ece yapmıycak. O müthiş bilmişliğiyle çok güzel fikirler verecek bu erkek akıllılara. Şimdi bile bayaa olgun olgun idare ediyor güzellik:)

 Bir naylon arabayla dünyalar onun olmuş gibi sevinen Türk kırosu can :)




Bayram dönüşü bol Ayferli bol İstanbullu iki gün. Bümed de havuza kavuuştuk, doyduk.


Uyku gelince, güç tükenince ama oyuna devam etmek ille de gerekince haller böyle . Caan dediğimizde verdiği cevap : "Efendim canım söyle" :)



Babayla musmutlu park anları. İşten geldiğini görünce başlayan bu ışıldamalı gülücükler, sonlara doğru eve girmeyelim konulu mızıldanmalara dönüşse de hergün evden önce parka koşturuyor babasını.

Böyle böyle geçen sakin huzurlu yaz günlerine geçtiğimiz haftasonu 2 günlük Gökçeada kaçamağıyla hareket kattık. O da bir sonraki yazının konusu olsun. Ya da belki Eylül deki otel tatiliyle birleştirerek yazarım bu tembellikle. Bana belli olmaz belki de blok yaparım blok blog olur. Önce yedekleme sorunlarımı çözmeliyim.