20 Aralık 2013 Cuma

just do it!

" yap! " şeklinde direktif verdiyse, yapmamanın imkanı yok. onu diyorum!
sanırım sıra artık ona geçti
Biz ona derdik : "hadi şimdi babaya kız"
"hadi şimdi yabadabadu de" diye
Şimdi kendisi gözüne kestirdiklerine çeşitli maymunluklar şımarıklıklar yaptırıyo.
O alkışlıyosa onun dediği kişi de alkışlamak zorunda.yap! dediyse alkışlayacaksın.
Ama o alkışlama meselesi de bildiklerimizden değil. sırayla önce normal alkış ,sonra boynun arkasında,sonra göbekte,sonra popoda, sonra yere eğilip yerde el çırptırtıyo, sonra eller havada yumruklar açılıp kapatılıyo, sonra parmaklar kulaklarda filan..bi çeşit dans kareografisi yani , haka dansı öğretsek yapar bu daaaa, kim öğretecek.
Babası da ben de fiyaskoyuz o konuda.
Herhangi bi dansa yatkınlığımız şöyle dursun,deseler ki bir anaokulunda rontlarda dans edeceksin , arı maya gibi dans ettiğimi sanıp giresun karşılamasına benzer hareketler yaparım . Ama  oğlum dans edebilsin, amin.

Birde muhalif tavır gelişti bu günlerde
Herşeye itiraz, bazen diyosun ki , bi çakıcam :)
kiii sometimes inanıyor ve korkuyla bakıyor, aman diyosun ki, korkutmiiim şu çocuğu ama sarmalınızdaki "terlikle çocuk döven anne" geni de dürtüyor ordan, mecbur, arada böyle ateşli bakışmalar oluyor , az ama, naapçan! 

Çok seviyorum ben seni >> sevmeeee!
Gel oğlum çorba ye >>  korba yemeee!
Gel oğlum dandini >> dandini yapmaa!
Gel can banyoya >> banyoyamaaa!
Gel seni bi gıdıkliyim >> gıdıkmaaa! 
Duşu göbeğine tut >> tutmaaa! ( bu noktada baktınız vermiyo, elindeki duş başlığı çekiştirilir, zorla göbeğe tutulur, o esnada oğlan vermemek uğruna başlığı size yöneltir, baştana şağı su, sonra çıkınca, önce onu kuruluycam-yağlıycam, bezliycem, giydircem derken donunuza kadar ıslak vaziyette olursunuz ama işte who careeees? koca dana doesnt o kesin  :)

Tabi siz onu sudan ayırırken ağlatmamak için türlü şebeklikler yapmakla okadar meşgulken o ıslaklığı hissetmezsiniz zaten o da ayyyrı, ama neyseki dikkati herşeye hızlıca kayabiliyo şu evrede. Önce musluğa yöneltiyosunuz dikkati,onu açıp kaparken kendisi soğuk tarafa çevirip, bir kere açıp da ayaklarına soğuk su gelince zaten çıkmak konusunda itiraz etmiyor :D )




Sonra, bu günlerde ingilizce aşinalığı başladı

Söyleyebildikleri ok ama söyleyemediği kelimeleri ağzının içinde lumburlop yapıp yinede söylemesi, bide çok iyi söylemiş gibi bilinçli olarak deforme edip söylemesi çok eğlenceli .
Watduyuwuyuwuyu,havaryu,heveryiii, havaryaaa,hevallaa şeklinde sürüp giden bir silsile öyle .
Gevezelik işte 
Tabi bide yatarken 3 ten 10 a kadar ingilizce sayma hali var mırıl mırıl kendi kendine.
Bakalım kalkıştık bir işe,allah utandırmasın  :p
Hamilelikte ve bebekliğinin ilk on ayında sadece yabancıdizice duydu oğlum, işallah bellemiştir azcık .
Bu çocuk turist çekmeye başladı yalnız.
Ankaradan bir kısım akraba (ferda abla, alara ve elif ) sırf onu görmek için semtimize geliyorlar.

Türkiye'nin korkunç, sevimsiz, huysuz, huzursuz gündeminin arkasından bana ilaç gibi gelen bırbırcı gevezemin bir sonraki daily routinimsi aksiyonlarından bahsedeceğim yazıya değin, hoşçakalın..
Ne diyor Can ? Siyuuuu!

17 Aralık 2013 Salı

Ikeyagi ,makarna ve arabalar


eveet can büyüdü
adam olduu! üç gün sonra 20 ay bitecek
"bak bir varmış bir yokmuş eski günlerdeee" şarkısını mırıldanarak evin içinde dolaşan bi geveze veletim var.
dün ikea dan aldığım sandalye masasında oturup da defter karalamaya da başlayınca ,onu öyle görünce, uleeen dedim, güzel konuşmuşum değil mi :)

gerçi ellerini ustunu boyadı oyuzden yine bu yalanci yazi tahtalarina döndük

O konuda iyi değilmiş ikea nın damgayla pati mati yapan kalemleri. çıkmıyor yıkayınca.
yinede masasının keyfini sürdü biraz da olsa.




Ve tabiki alet kullanimi konusundaki farkindaligini arttirmak lazim nolur nolmaz tesisatci olursa belkim de, malum puzzle yapmiyor belki de okumaz ;)



Her akşam babasıyla arabaları salonda döküp teek tek park ediyolar.
jeep canın arabası,
küçük minik renkli bi araba var o gürhanın arabası :)
annenin arabası bir traktör! Onun ustunde buyumusum sozde !
bu metinlerin yazarı tabiki baba serkan.
bunlar dışında bir spor araba , birkaç otobus kamyon, ve diğer arabalarla helikopter var.
bunları konuşa konuşa park ediyolar her akşam
inanılmaz keyif alıyo bu işten
bu yüzden halı aldık ona üzerinde yollar, helikopter pisti vs çizilmiş, hemde 20 liraya, ikea bazen şuurunu kaybediyor :)
o kadar sevdi ki onu, halı çok güzelmiş çok güzelmiş dedi gezindi hep üstünde
karyola da alacaktım ama gene son anda vazgectim.




tabiki boy boy kutular da alındı
eve gelince içine makarna dolduruldu
bir kürekle karistirdi tasidi durdu. Aktarma aktivitesi,adi ustunde;)



onun için düşündüğümüz bişeye tepki alınca, candan kabul görünce, uydurduğumuz oyunlara can katılınca evet bu işi beceriyoruz yahu biz diyorum. Bazen de bazı şeyleri eksik yaptım yanlış yaptım bebekken şöyle yapsaydım keşke dediğim şeyler kafamı bulandırıyo. hayır mama konusunu aştım, o konuda suçlu hissetmiyorum artık ama mesela birilerinden duyuyorum ki , kaynamış su içirdiğimiz günlerde kullandığımız kettle iyi olmuyormuş,yeterince kaynatmıyormuş, acaba ocakta mı kaynatsaydik gibi. Ivir zivir seyler iste..
Daha cok var da aklima gelmedi simdi. Bu da almanak degil ki blog yani ne hatirlarsak o !Tovbe tovbeeee! (Bu da son gunlerin favori lafi, okadar yerinde kullaniyo ki sasarsin..sin sini sin :p )

iste boyle gunluk,iste boyle sevgili okuyucularimiz. Seyircisi oldugunuz bu cas Canli dunyaya ara sira dahil de olunuz, atmiyoruz yani kafamizdan, inanmiyosaniz geliniz gorunuz ;)


8 Aralık 2013 Pazar

Montessori

Sevgili bayan Montessori.. Senin tüm tekniklerini uygulamaya koymak gibi bir niyetim yok yani burda ahkam kesmek istemiyorum ama senin şu kovalardan su boşaltma oyununa can bayıldı ama bize de iş çıktı . Artık durmadan kova kova kova! Bazen bak bunlar da küçük kova diye mama sandalyesinde fincanlarla oynatıyorum. Küçük bi ölçü kaşığıyla bir ona bir buna koyması gereken suları arada içip , yuzunu yıkayıp sandalyenin sehpasına döküp kedi gibi içse de yinede tekniğinin artık her neye faydası varsa o konuda  da işe yaradığını umuyorum;)
Senin şu 90 cm insan ölçeğinde ev düzeni kurma fikirlerini de sevdim ama işte çok dağıtıyo ya o konuda azcık tilt oluyorum sana ama napalım ben de izin veriyodum zaten çekmeceleri dağıtmasına. 



Ama buzdolabı? Yani onun boyuna yetecek yerlere yemesi için yiyecekler koyma fikrin biraz bize uzak. Kusura bakma.
Yer yatağı fikrin de hoşuma gitti aslında. Yer bakıyorum şuanda uygun. Bizim odada yere yatak yapasım var ona.  Pınaar, onu sen de demiştin ama uygulamaya koyamadım haala. Sen de kitap gibi kadınsın canıım..
Yani inşallah bakıcaaz. İyi bi yatak almam da lazım ama on kere yatak almak istemediğim için standart 90*190 ölçülerinde bir tane full ortopetik birşey almak istiyorum ama işte nereye koyarız ?  Ama kendisi içine girip yatıcak diyorsan sana çok film seyretmişsin derim. Nerde yasiyorsun sen kuzum? Turkiyede bizim cocuklar sevgi seli icinde uyuyo birkere. Sahi nereliydin sen , memeleket yani? Her neyse , biz onu sallayarak uyutuyoruz canım ya. 
Mutfakta onun için ayrılmış çekmece meselesine de check atabilirsin şekerim. Zaten yapmıştık onu da. Başka fikrin varsa paylaş , yapmıyoruz diye de bozulma, biz bilelim de yapmazsak da yapmayız , orası artık bizde ok honi?

Yine birlikte bi faaliyet yapalim diye baslayip, sonra canin benim yapistirdiklarimi sokmek istemesi uzerine, babasina al cani gidin icerde oynayin diyerek kendi keyfimce eglene eglene yaptigim faaliyet : Kullanmadigi odasinin kapisini suslemece :) amacim sadece bir boy olcer asmakti ama biraz abarttik heralde :)





3 Aralık 2013 Salı

al gülüm ver gülüm


İyi yapabildiğimi, becerebileceğimi düşündüğüm tek şey alışveriş.
Şimdi bir hayal kurdum
sınırsız harcama hakkım olsun ama
kimim ben Karolin Koç mu?
Tamam diyelim ki oyum
tek yapmam gereken bişeyleri bulup seçmek-almak olsa
gerekirse,hımm, atıyorum bi saç bigudisi almak için fiiizana gitmek olsa
giderim
keşke şöyle olsaydı;
3 günlük belçika seyahatine gidiyorum, yokum, siz kemerdereyi bitirin honiyy!
bi dükkan varmış ordan tuzluk muzluk alıcam, 2 gün yokum
ha gerçekçi olalım , ben söz konusuysam elbise ve ayakkabı çılgınlığı olurdu
onları koyacak dolaplar olurdu
o dolapları koyacak ev olurdu
o evi koyacak bi bahçe olurdu
bahçeye bahçe mobilyası olurdu


Can da ihya olurdu
Rachel Zoenun oğlu Skyler da kimmiş derlerdi!
Boynundaki kolyeden cana takmak istesem de taktırmazki benim koca danam :) olsun döve döve takardım :p



meğer ne çok zenginlik heveslisiymişim
kıroymuşum meğersem ben aa!
bu yönümü hiç bilmiyordum
zenginli dizi sevmemden anlamalıymışım
içinde ayrıca bir de pool house u olan evlere özlem duyuyormuşum ya ben?
yada şehir merkezindeki kış bahçeli teraslı loft lara gizliden inceden kıskançlık besliyormuşum
e ben paraya mı tapıyormuşum ? yok canıım
iki tuzluktan nerelere geldik
veriyim kaç paraysa da kendime de gidiyim alıyım yani nedir ne kadar abarttım
hayır öyle beğendiğim bişey de yokki arıyorum arıyorum yok öyle değişik bişey
olsa alırım zaten tuzluk alt tarafı
hem var ki tuzluk bizde
var evde bissürü tuzluk var !
sofraya kaç tuzluk koyabilirim ki
hem zararlı tuz
himalaya tuzu iyi diyolar gerçi
ben deniz tuzu şeyapıyorum
kimisi de kaya tuzunu suyla karıştırıp sirke gibi dökerek kullanıyormuş
bak gördünmü yeni trendde aldığın onca tuzluk tuzla buz oldu
kıskançlığın sonu bu
bloglarda gördüğün şeylere özenip özenip alışveriş yapmıycaksın
hem iki gün almazsan geçiyo başka bişeye özenmeye başlıyosun
o şekilde ..
bu yazı canla ilgili olmadı
nasıl olmadı
benim mutluluğum onun mutluluğu!
















2 Aralık 2013 Pazartesi

müzüksiyen

geldi aralık ayııı
ohoo ben bunu her hafta yazarım dediğim blog yolculuğumda, ayda 2 yi başarabildiğim için kendi kendime tokalaştığım bir günün sabahında işe gelir gelmez bloğumu açtım . konu çogzel: müziik!

sanırım benim oğlanın müzik kulağı iyi
yada müzik kulağı var 
yada ben de " bizimki cambaz olcak heralde, ay bir yetenekli " diyen annelerdenim :) ha gerçi cambazı diyemem zira kendisinin son günlerde en keyifle yapıp alkış beklediği numarası halıdan atlamak :D
evet napalım herkes parende atıcak değil ya ?

neyse topçu olacaana sanatçı olsun diyor sözü müziğe getiriyorum 
 "biklim biklim açç" nidalarıyla belli etti bunu ama tabi sanat ve ankaranın bağları şarkısı ne kadar yanyana gelir bilmiyorum ama şimdi onun introsunu,bestesini, güftesini nerde duysa ayırt edebilmesi bir yana piyanoda do do sol sol la la sol çalayım, hemen twinkıl diyor. evet kesin onun beyninde müzikli hücrelerden var. eminim.umarım... inşallah .. amin

birde şu var 
piyanoda , evdeki oyuncak piyanoda veya oyuncakların içinden çıkan elektronik ses ortamında çalınan twinkle melodisini duyunca önce sessizleşiyo, sonra alt çenesi titremeye başlıyo, sonra gözleri doluyo,inceden içli bi duygusallıkla hafif hafif ağlamaya başlıyo
hırçın değil
huysuz değil
gürültülü değil
üzgün sadece
duygusal
oturup izlemek istersin öyle güzel bi ağlama ama kıyamıyosun
kaç defa göğsüme bastırıp oğlum neden bu kadar hüzünlendin,sana ne hatırlatıyo dedim sanki bunu yaşayan, cevap da verebilirmiş gibi 
ama sanırım şu yüzden
geçenlerde hastalandığında fısı yapmak için bolca şarkı söyledim
old mcdonalds ve twinkle favori şarkılarıydı
ama en kötü olduğu gün ona youtube tan twinkle dinletmiştim yani enstrümantal olarak ilk dinlemişliği ona denk geliyo
olabilir mi bilmiyorum 

ve son olarak da, 19 ayı doldurduğu şu günlerde, yağmur yağıyor, arı vızvızvız,
kutu kutu pense şarkılarını söyleyebiliyor.
dili azıcık zor dönüyor ama ezberlemiş bir şekilde. epey çözüldü artık ,papağanlık hala had safhada..

yani daha kaç kanıt sunabilirim..müzik seviyor işte.. yada sevecek,belki de müzik yapar
istiyorumm



neyse çok söylemeyelim büyüsü kaçmasın


ve çok yoğun bi hafta daha geçirdik . çok üzücü bişey oldu bu günlerde. yelda abla vefat etti, babanne ankaraya gitti.
bizim ananneyi de medine kaptı, iş başa düştü :p 

kuzenleriyle vakit geçirdi, artık ortak oyunlar oynanabiliyor. biri nereye gitse hepsi oraya üşüşüyor. yinede seviyolar birbirlerini. ece ağlarken hala korkuyo benim keko ama yapçak bişey yok :) sonra onlar gitti. 

bizde canla alışveriş merkezi, çarşı pazar turladık durduk
elinde bir çatal , çatalda takılı bir elma mır mır mır konuşa konuşa gezdik
buaralar sık sık haftayı beraber kapatıyoruz.Sonra da birbirimize çoook alışıyoruz. ayrılmak zor geliyo.

arasıra lavaboya tırmanıp el yıkamak için tutturmasa daha iyi geçincez. birde yemek yerken elime vurmasa. artık bana "kızma" diye yüzünü buruşturuyo. 
üzülüyorum öyle deyince ama kaçıyo bazen "yaa can!" lafları.






























12 Kasım 2013 Salı

beyaz diş




diş fırçalamayı öğreniyor
tabiki reddediyor!!
şimdilik macun almadım
şeyda tooth mouse gc diye bi ürün söyledi ama onu da bulamadım 
onu sürünce çürümelere karşı koruyormuş ama eninde sonunda bu işi öğrenmek zorunda
şimdilik yatmadan önce üçümüz birlikte habire kuru kuru fırçaları dişimize sürtüp duruyoruz.. ön dişlerine denk getiremiyo o zaman da dudaklarını fırçalıyo o kısım biraz gereksiz ama napalım :) misvak mı bulsak :p
tabiki büyükler için olan fırçalardan kullanıyoruz 
şeyda memeyi bırak dedi
dişleri öne fırlıyo dedi
peltek tısı tısı konuşuyo dedi
ama zorlamayın diyen ekol daha kolayıma geliyor sanırım
napalım çok seviyor şu anda emsin biraz daha..bi emdiği meme.  içkisi yok kumarı yok sonuçta;) bi hafta sonra 19 ay bitecek , hiiiyyyyh büyüyooooo çabuk olayımm bişeylere ama neye!!






bu arada dün gece 01.30 ile 04.40 arası uyanıktı
uykusu vardı ama direndi uyumadı
uyuyamadı
belki uyursam giderler diye düşündü 
belki gündüz çok uyuduğu için uykusu bitti
ama uykusu vardı kıkırdıyodu herşeye
ve durmadan dandini istiyodu
canım çıktı sallamaktan
canım sıkıldı da sallamaktan
canım uyumadı sallanaraktan
canım ahhh cann çok uykum var bunu neden yaptınnn oooyy oy!

sorsam şimdi fosur fosur uyuyodur
kaprisler hep bana
ama bilmediği bişey var
ben uykusuzken çok sinirli oluyorum
sabredicem derken arlarda uyuuuu diye hırlamam o yüzdendir
birde hassas
kalbi kırılıyo öle yapınca da
beni bu gelgitlere gark etme ey oğul
uyuu!









11 Kasım 2013 Pazartesi

bron shit!!

durup dururken hiç hesapta yokken cancaaazımla bir hafta geçirdik
hasta oldu kuzum gene
bu sefer bronşit
pis virüsün teki oğlumun küçük ciğerlerine gelip bi güzel yayıldı
geçen haftasonunda başlayıp tüm haftaya yayılan bi öykü oldu
uykusuz geceleer, oğlumun ağlamaları, hastane, serumlar, iğneler, buharlar , bazen "çok mu yumuşağım " demeler bazen " çok mu katıyım " demeler.. ooof of neyseki bitti, neşesine kavuştu 
zaten bu kendimi sorgulamalarım hiç bitmiyo
durmadan birşeyler..  

neyi doğru neyi yanlış yaptığını kestirememek
zaten ben buhastalıkta bu sefer çok sınıfta kaldım 
ilk gün doktora götürmeliydim aslında
cts gece bok gibi geçince pazar götürdük 
pazar gecesi evde odasında kalorifer yaktım ekstra ya
bide üstün bi anneyim gerçekten ki tasla su koydum sobanın üstüne!! 
kapıyı kapatıp hamam atmosferi oluşturdum
çocuk o gece daha fena oldu 
ertesi gün oldu
çocuk kalkamıyo sadece ayamda yatıp uyumak istiyo 
dandini diye ağlıyo 
nefes alamadığını görüyorum göğsünün hareketlerinden ama bıkmadan sıkılmadan saaaatleeerce ayaaamda yatırıyorum
işte böyleydi göğsü




serkana bunun buhara ihtiyacı var diyorum 
o dedi kızım alıp götürsene hastaneye diye
kendi kafam basmıyo 
neyse götürdük o anda aniden kalktım ve birsene hadi dedim
doktor canı görmeden koridoru inleten ağlamasından anladı nefes alamıyo dedi 
sonrası işte serumlar buharlar ilaçlar bağırmalar yorulmalar 
o gece hastanede de sabaha kadar ayağımda kaldı ve ilk defa uyudu




birsen de çok samimi şekilde üzgündü anlayışlıydı ve yardımcıydı
zaten o böyle durumlarda çok iyi 
onun mutlu günleri daha zor :P 

evde de buhara devam edebiliriz deyince çıkardılar bizi
zaten hastanedeyken ayaklanmıştı heryeri kurcalıyodu
durmadan konuşuyodu
elinde elması, kabukları tükürürken bi taraftan konuşuyodu. 
doktor biz çok fazla çocuk gördüğümüz için farklı olanı ayırt edebiliyoruz dedi
çok zeki dedi 
bizimki duyduğunu yanlış anlayarak "mannyaak " demeseydi iyiydi yazık dedesi açıklama yaptı :)

buhar almaya bile alıştı
isim taktı : fısı 
bazen burnuna kendisi tuttu hatta

ama zaman zaman damar yolu kelebekten çok sıkıldı 
dikaay dikaaay  (çıkar) diye peşpeşe 30 kere söyleyince çıkarıcaz sandı :( 
birinde dayanamadık
hastanede bir hemşire abla ve bir hemşire abi ile birlikte serum takılıyken bahceye çıkardık gezdirdik 
ona nasıl sevindi kuzumm 





evde verdiğimiz buhar ilaçları pulmicort ve ventolin
balgam için asist
bitane damlası var zyrtac
birde antibiyotik var macrol ... bunu vermedim eve çıktıktan sonra..kabus gördürüyo 

canın makinesi dedik buhar  makinesini de içselleştirdik
böylece oturtabildim her seyans 20 dakika

evdeyken zamanımız : buhar-kahvaltı-kaka-tertemiz-buhar-park-yoğurt-buhar-çorba-kaka-tertemiz-uyku-buhar-meyve-kaka-tertemiz-oyun-buhar-oyun -çorba-kaka-tertemiz-buhar-uyku  sırasında geçti 
çok yoğundu can için zordu da.. neyseki oğlum yine de sabırlı 
evdeki bir buhar seyansı







bu da evdeki "bizezik oynayalım"seyanslarından biri

annenin takı askısını önümüze koyup şıkırdatıyoruz,tek tek indirip diziyoruz,yeni uyku öncesi oyunumuz bu;)













30 Ekim 2013 Çarşamba

tatil bitti



ve yeniden iş ....
2.5 haftadır oğlumla hiç ayrılmadık
bugün bıraktım onu babannesine
bu durumdan hiç etkilenmemişe benziyor ,
acaip mutlu babannesiyle
sanırım kafasında o benimle eş değer düzeyde, zor ama kabul etmem gerek
annem varken anne gitti falan diyodu ağlamasa bile
belki de gene diyo ama birsen sölemiyo kimbilir :D

sonra bayraam

..kızlar..eskişehir..annemm..herşey güzeldi

o pis lanet hasta mikrop, herkesi -ben hariç herkesi- yatağa düşüren mikrop hariç herşey iyiydi ama kuzumu ne şekillere soktu aşşağılık pislik mikrop

hele ilk gün 6-7 kez kustu.. ne kadar çaresiz kalıyo insan..tam bir hafta sürdü kuzumun iştahsızlığı

ama bu durum çenesinin düşmesini etkilemedi

artık herşeyi söylüyo

tepkileri ,kelimelerin doğrusunu bulmak için azimle tekrarlamaları, hiç ama hiç durmadan konuşması bu tatilin en önemli özelliği

anneannesinin kulaklarında çınlıyordur kesin sesi .. çok alıştı çook . anneannneeeeee diye her fırsatta yanına çağırdı görüş alanından çıkmasını istemedi ,ben varsam pas vermedi ama onu da hep elinin altında tuttu

eceyle birlikte hareket etmeye de başladı gibi

birlikte oynamaları çok güzeldi

bunlar hastalanmadan önceki fotoğraflar
















karaçayda bayram sabahı böyle bahçede yayıldıkça yayıldık işte..iyi geldi herkese

ertesi gün hastalık başladı

iyileştiğinde de resmen atağa kalktı

zaten hep dışardaydık

eskişehiri karış karış gezdik

park cenneti zaten orası müthiş

bayılıyo can

durmadan koştu coştu oynadı ve tabiki konuştuuuu :)

bugünlerde en çok söylediği kelime "takıtır" = karıştır demek ..eline bardak ve kaşık alıp karıştırıp döküp saçmalar başladı

ve evet herkesi dinliyo , yolda yanından gecerken duyduğu adamın laflarını bile tekrar etmek için uğraşıyo papağanım

bunlar da iyileştikten sonraki eskişehir fotoğrafları













ve sonunda bizim de panda bisikletimiz oldu

trend bu

görünce kaaanın dedi

parktaki kaanda bundan var

çok seviyolar bunu..düğmesine basınca nossa çalıyo :)








tabiki sandalye taşımacılığı en büyük mutlulukla yapılan şeylerin başında geliyo

dönmek çok zor geldi bu sefer:(

annem.. o gözleri dolu dolu bakışı

üzülmüyomuş gibi yapması

boğazlarda düğümlenen düğümler

oooff

çok fena çok..

zaten bir hafta boyunca bile gideceğimizi düşünerek anın tadını çıkarmadı

grip şimdi yatıyo öyle bozuk moralle

annem yaa

nasıl alışıyoruz çabucak birbirimize.. bi ara acanne ölcek diye korktuk ordayken

inşallah sizin tatilinize karışmaz dedi durdu :)

bu post a aklıma estikçe foto ekleyeceğim gibi duruyo ..neyse şimdilik bukadar


































































11 Ekim 2013 Cuma

miiiyykk ıhı ıhı ıhı miiyyk miyyk

ben bugün oğlunu sopalamak isteyen bir anneyim
evet evet ben buyum
nebiliyim belki de bi sıkıntısı vardı dün gece
ama vardıysa da biraz sabret , kendi içinde çözmeye çalış değilmi?
bütün bir gece insan uyumaz mı
miiyyk miiyyk miiyyykk
bi ağlamalı haller bi yerinde rahat edememeler
bi fırıl fırıl dönmeler
bi kafa atmalar bu sefer de onun için yaygarayı basmalar
bu ne bee
rezilliiii!!!k
biraz olsun uyut
izin ver üç saat uyuyim bende
tamam sen şehzadesin de ben neyim ??
kraliçeyim ben!!
bana bu reva mı?
serkan da zaten yanımızda uyuduğuna uyucağına pişman kaç gündür :)
hayır da güzel bebeğim ne istediğin belli değil ki 
hasta değilsin çok şükür ama nedir bu 
uykuda mık mık mık, sürekli bi kucak arzusu, kucakta iyi , sora "suuu suu", içtin evet tamam o " tetekkirleer" neeee :)) 
lan kibarcık, madem o kadar hassassın ,teşekkür edeceğine,uyu! 
yat uyu biz de uyuyalım


sen şimdi vurdun kafayı yattın 
biz işteyiz biliyomusun
bilmez olur musuun? senin bilmediğin bi beş vakit namaz
nerdeyse bizim aramızda konuştuklarımızı anlatıcak kadar türkçe, sevgilerini sunacak kadar ingilizce biliyosun
Ay yavvyuuu sende , hepibotdeytuyu sende, eyigedeler, eyiginleey ve bilumum gevezelikler sende
E peki uyku??? o nerde?
Hayır o da iyiydi şimdiye kadar, eh işteydi , maşallahtı
Şimdi ?? 
aaaah aaaah !! yaktın beni pikaçu


evet bu yüz ifadene bakmam lazım dün geceki gıcık halini unutmak için :D
masumsun meleksin zibidisin süperdüper bi fırlamasın sen evet evet sen öylesin , öyle olmalısın, uyumalıyız mutlu mesut 

yoksa zaten üzerimde haklı bi baskı var 
seni odana yollamam konusunda
senin iyiliğin için evet 
katılıyorum da
ama senin koklaya koklaya uyuyorum diye mutluyum diye kıyamıyorum vi biraz da sen çok üzülürsün 
uyuyamazsın sonra da
böyle tümden uykusuz geceler geçirmekten korktuğum için de biraz kalkışmıyorum o işe
şimdi yanımda da bunu yaparsan neanlamı var?






3 Ekim 2013 Perşembe

gitmeeeee ..

Can'dan gidiyorum 
her sabah..

gitmeee diyerek ağlaması.. nasıl alışıcaz? 
havalar soğudu
yağış yağıyo
artık günler onun için daha sıkıcı geçmeye başladı
anneannesi var yanında 
kuzu oluyormuş ona gün içinde
ara sıra pelikeee serkaaan diye bizi çağırıyomuş
nası özledi diyor annem 
birsen anne olsa bunu söylemezdi bana pek.. çok iyi çok mutlu diyor hep
annem de hep çok özledi diyor
hangisi beni mutlu ediyor bilemedim :)







durmadan kafamda sabiha paktuna nın fikirleri 
yanlış bişey yapmıyorum diye kendimi telkin ede ede işe gidip geliyorum.. 

o da acısını akşamları eve dönünce çıkarıyo gerçi
durmadan kucağımda 
oraya buraya diye talimatlar yağdırıp her dediğini yapmamı bekliyor
serkan gelince de oyun mod on
gayet uyumlu oluveriyo gene. tabiki gene mutfağa fln gelmek istiyo ama bana yaptığını yapmıyo ona
resmen beni yormaya çalışıyo sıpammm

dün çok çok çok tarifsiz bişey yaşadık 
akşam benim telefonumu bana getiriyodu
her gördüğü yerde getirir genelde " anneninn annenin" diyerek
bu sefer yolda babası aldı elinden 
ben de buna üzülmüş gibi yaptım 
"o benim telefonuuuuum" diye ağlamış gibi yaptım..
sandım ki elinden çekip alacak veya kızacak vs 
ama o benim ağlamama okadar üzüldü ki 
"anne anne anne " diye diye , gördüğüm en masum en içli en gerçek ağlamasıyla ağlamaya başladı :((
benim ağlamama dayanamadı oğlumm

off çok hüzünlüydü .. 

akşamlarımız kısa sürüyo artık onunla 
erkenden uykusu geliyo uyutuyorum 
o kadar az ki zaman neye yeter iki üç saat.. bize tüm şebekliklerini yapa yapa, bizi güldüre güldüre bir hal olup vurup kafayı yatıyor artık.. dün ayağındaki terliklerini ve oyuncak ayısını korkutmaya çalıştığı haller vardı ki o küçücük cüssesiyle karnımızı ağrıttı gülmekten, inanmayan anneme sorsun :D

bu erken yatmalarını fırsata dönüştürüp film sinema o şu bu yapmaya başlayabiliriz artık gerçi .. anneanne burdayken yapsak olur belki..sora olmaz






26 Eylül 2013 Perşembe

yalancı/sahici ağlamalar




bunu yazarak nasıl anlatabilirim ki

ama amaç hatırlamak değil mi


yine de tekrar yaptırıp bikaç kare de fotoğraf belki yakalarım

ağlama efektini ne kadar iyi kullandığına dair dün şapşal oğlum benimle sırrını paylaştı:)

bi an rol yaptım ona sanki ağlamışım gibi

yeterince iyi yapamamış olmalıyım ki hemen bana gösterdi


gözler kısılır, yüz buruşturulur, ıhıı ıhıı ıhııı denir ama içteeen

sonra bekler, sen de denersin yaparsın ama sanki "hayır anne sen iyi yapamıyorsun, beni izle" der gibi bi ifadeyle güler

sonra tekrar

aynı mimik , belki daha inandırıcı bi şekilde, ıhıığğ ıhııığ ıhııığğ :))


ama okadar gerçeğe yakın yapıyor ki , beni biçok sefer bu şekilde kandırmıştır kesin

daha 17 aylık oooo :D

hadi can ağlıyomuş gibi yap dediğinde de işi gücü tribi mribi bırakıp başlıyor suratını ekşitmeye...


bunlar uyduruk ağlamaları

ama bir de bu son bikaç gündür gerçek ağlamalar baş gösterdi

uykusuz kaldıysa, yorgunsa sinirleri bozuluyor, tahammülsüzleşiyor, gerçekten sinirli biküçük adam oluveriyor ve her hamleyle onu sinirlendirmiş oluyoruz!!

napsak yatışmıyor ve artarak bi ağlama krizine dönüşüyor

bikaç kez oldu

o noktadaysam uyutmaya çalışmak daha da kötüleştiriyor

yatıştırmak gerekiyor önce tabi ama nasıl ??

kendini geriye atmalar

gözlerden boşalan yaşlar

ne desek itmeler

çaresiz hissettiriyor gerçekten

dün dedesi dayanamadı yukarı kaçtı


sonra bi çare buluyoruz bi şekilde işte ama daha kolay bi yolu olmalı...:(










23 Eylül 2013 Pazartesi

Uykun var mı aşkım?

Herseyi eee ee ee eh diyerek uyutmaya başladı 
Kendisini uyutmami da cok seviyo ayrica artık bu aylarda
uykusu geldiyse cok net ifade ediyo. Etmiyosa da herseye kıkırdamasindan yada gereksiz aglama seyanslarından anliyosunuz zaten. Sinirleri bosaliyo galiba. Kontrol edemiyo kendisini. Gülmesi mükemmel de ağlamalı versiyon sabır istiyo. Ben de her seferinde çok olgun başlayıp onunla beraber bağrınırken buluyorum kendimi ,kötü o şekil.. :S

Neyse konumuz benim dayanıklılığım değil. Onun şapşallığı
Dün sabah küçük kuzuyu uyuturken koydu ayağına . İki üç kere eee eee ee dedi omzunu sallıyo tabi işveli bi şekilde :)) sora alıp pat diye yanına atıyo peşine de by by yapıyo :) biz ona öyle yapıyoruz besbelli ;)Sonra aynı gün,bez değiştiriyoruz uyku öncesi. Yapıştı pipiye, eee eee eee eh.. Pipiyi uyutuyo. Yani kendi uykusu varsa eline geçirdiği herşeyi uyutacak:)

 
         Onuu bunu bilmem de bu yeni uyku tulumuyla 
      dünyanın en sevimlı şeyi gibi görünmüyo muuuu ?


Sadece dün geceyi düşününce içim acıyo ..derdi neydi diş mi yoksa şu gece terörü denen şey mi ? çığlık çığlığa ağlama, sakinleştikten sonra da benden ayrılamama, ayağımda sallamam, yine de sık sık uyanıp sızlanması.. oof nasıl üzüldümm nasıl da yoruldum.. bakalım bu gece nolcak
          Kuzum benim...hadi oğlum nizamettini çağır deyince                          "bebidadinn" dedi bugün süpper bi özgüvenle,
       hiç tereddütsüz. komik şeyyy 
  
































22 Eylül 2013 Pazar

lets take a walk


Gec dedik yurumedi dedik ama bizimki gerçekten de uyaranları haklı çıkarmak ister gibi resmen dört nala yürüyor artık.

oyuncak sevdalısı hiç olmamıştı zaten , şimdi hiç oynamıyo artık. etraftaki objelere dokunmak için pıtı pıtı durmadan gidiyor geliyor dönüyor tekrar tekrar hiç yorulmadan uykusu gelip de iki adımda bir yere çökene kadar yürüyor artık. Agzında da kelimeleri bitmek bilmez.. "Tamammmıııı " diye seslenme oyununu seviyo bu günlerde. Yada başka bişeyler anlamlı anlamsız. Birde önünden geçerken insanları elini bay bay der gibi yavaşça sallayarak selamlayarak geçiyo. Bu da park zamanlarından bi örnek.







17 Eylül 2013 Salı

söylenecek sözler var



ilk kelimesi sanırım "korktum" du.

"ıııııığ ıh" sesiyle bilumum makine seslerini tarif ediyodu ama bir kelime formunda değildi. hep "ıııığ ıh" tı.

aylar önce sanırım 11 aylıkken taa genzinden gelen bir zorlamayla çıkartabiliyodu bu sesi. şok olmuştuk

sonra "çiçek" dedi. "tiiiitek"

biara ona köpek,küpe,kapak,köpük kelimelerini aynı anda öğretmeye çalıştığımızı fark ettim, saçmaydı :)

sonra hızlı bi şekilde üç heceliler çıkmaya başladı ,şaşırttı

beklenenden çok çok önce geldi süprizli kelimeler..

ilk "akkabi" dediğinde şok geçirdik

"te-le-ton" geldi kısa bi süre sonra

ortadaki le kısmında derin bi nefes alarak :)

sıra iki kelimelik çok minik cümlelere geldiğinde balkonda gördüğü ve "kata" dediği karıncayı evde de görünce "o burda" dedi.

sonra da ayferin düğünü için orduda otelde babasıyla takıldıkları sırada emrahın arkasından "emrah gitti" dedi r sesini çıkarabilicem diye dilini arkada yuvarlayarak .

ertesi gün "emrah gitti şeyda gitti " bir kalıp olmuştu ve biz işe gittiğimizde " anne gitti baba gitti " şekline uyarlanmıştı :( bilmem...bence acıklı :(

sonra çağırmak nedir onu öğrendi

neeninaaannn neeninaaann sesleri eşliğinde bi kuşadası tatili yaptık :) neslihanı da hep etrafında görmek istiyodu

zaten ortamda hoşlandığı birileri varsa gitmelerinden hoşlanmıyoruz ve o sahte ve yapmacık ağlamaklı ifadeyi takınıyoruz:)





boyunu aşan ifadeleri yerli yerinde kullandığı zaman tadından yenmiyor

tatilde köpekten korkan kız çocuğuna gidip "korkma" deyişi gibi. kendisinin 15 aylık cüceliğine bakmadan akıl vermesi ..bilmem.. komik :)

nerdesin ler var birde.. melodisi de kendine münhasır ve değişmiyor. "anneee ner-de-sin" , "babaaa ner-de-siin " dedik bi akşam parkta gezerken.. orda kaldı zannederken ertesi gün bizimki evde memesini aramış "memeee nerdesiiin" diye :)

bugün artık tam bir papağan şeklinde her duyduğunu tekrar ediyor.

biz "iyi günler " diyoruz , oda bizim peşimizden ve her yanından geçtiği insana tekrar ederek ve de o kendine has el sallamasıyla selam vererek "iyyginleey iyyginleeyy" şeklinde dolaşıyor.

komik olan ise bu tekrar meselesini çok büyük bir güvenle yapıyor olması. bazı kelimeler var ki tabiki anlayamıyor ve söyleyemiyor ama onun yerine kendi söyleyebildiği "akigomonekuga" gibi sesleri sanki de aynını söylemişçesine koca bi alkışı hakettiğini düşünerek söylüyor...bilmem.. biz çok gülüyoruz :)









başlarken

can doğduğundan beri yazmam gerekirdi
geç kaldım gibi hissediyorum
yarından sonra 16 ay bitmiş olacak
şimdiden kaydedilmemiş onlarca kelimesi, yazıya dökülmemiş ilk adımları var..evet telefonlarımızın tüm hafızaları onun foto ve videolarıyla dolu.. her fırsatta instagram ve facebook üzerinden yayın yapıyorum ama anıları var kaydetmediğim.. uyanınca babasının kucağına zıplayıp sonra da bana dönüp "kalk" deyişi, yada parktaki kıza gidip "oo pırt ooo" deyişini unutacakmışım birgün..filiz öyle dedi :)




ama hala cümleleri çok kısa, adımları biraz sarsak, söyleyebildiğinden çok uyduruk komik kelimeler çıkartmayı konuşmak zannediyor...bi başlangıç yapmak için o kadar da geç değil heralde
şimdi merak ettiğim bunu ne kadar sürdürebileceğim .. fotoğraf aktarmak için kolay yollar var mı? bilmemki google herşeye kadir değil mi ?