geldi aralık ayııı
ohoo ben bunu her hafta yazarım dediğim blog yolculuğumda, ayda 2 yi başarabildiğim için kendi kendime tokalaştığım bir günün sabahında işe gelir gelmez bloğumu açtım . konu çogzel: müziik!
sanırım benim oğlanın müzik kulağı iyi
yada müzik kulağı var
yada ben de " bizimki cambaz olcak heralde, ay bir yetenekli " diyen annelerdenim :) ha gerçi cambazı diyemem zira kendisinin son günlerde en keyifle yapıp alkış beklediği numarası halıdan atlamak :D
evet napalım herkes parende atıcak değil ya ?
neyse topçu olacaana sanatçı olsun diyor sözü müziğe getiriyorum
"biklim biklim açç" nidalarıyla belli etti bunu ama tabi sanat ve ankaranın bağları şarkısı ne kadar yanyana gelir bilmiyorum ama şimdi onun introsunu,bestesini, güftesini nerde duysa ayırt edebilmesi bir yana piyanoda do do sol sol la la sol çalayım, hemen twinkıl diyor. evet kesin onun beyninde müzikli hücrelerden var. eminim.umarım... inşallah .. amin
birde şu var
piyanoda , evdeki oyuncak piyanoda veya oyuncakların içinden çıkan elektronik ses ortamında çalınan twinkle melodisini duyunca önce sessizleşiyo, sonra alt çenesi titremeye başlıyo, sonra gözleri doluyo,inceden içli bi duygusallıkla hafif hafif ağlamaya başlıyo
hırçın değil
huysuz değil
gürültülü değil
üzgün sadece
duygusal
oturup izlemek istersin öyle güzel bi ağlama ama kıyamıyosun
kaç defa göğsüme bastırıp oğlum neden bu kadar hüzünlendin,sana ne hatırlatıyo dedim sanki bunu yaşayan, cevap da verebilirmiş gibi
ama sanırım şu yüzden
geçenlerde hastalandığında fısı yapmak için bolca şarkı söyledim
old mcdonalds ve twinkle favori şarkılarıydı
ama en kötü olduğu gün ona youtube tan twinkle dinletmiştim yani enstrümantal olarak ilk dinlemişliği ona denk geliyo
olabilir mi bilmiyorum
ve son olarak da, 19 ayı doldurduğu şu günlerde, yağmur yağıyor, arı vızvızvız,
kutu kutu pense şarkılarını söyleyebiliyor.
dili azıcık zor dönüyor ama ezberlemiş bir şekilde. epey çözüldü artık ,papağanlık hala had safhada..
yani daha kaç kanıt sunabilirim..müzik seviyor işte.. yada sevecek,belki de müzik yapar
istiyorumm
neyse çok söylemeyelim büyüsü kaçmasın
ve çok yoğun bi hafta daha geçirdik . çok üzücü bişey oldu bu günlerde. yelda abla vefat etti, babanne ankaraya gitti.
bizim ananneyi de medine kaptı, iş başa düştü :p
kuzenleriyle vakit geçirdi, artık ortak oyunlar oynanabiliyor. biri nereye gitse hepsi oraya üşüşüyor. yinede seviyolar birbirlerini. ece ağlarken hala korkuyo benim keko ama yapçak bişey yok :) sonra onlar gitti.
bizde canla alışveriş merkezi, çarşı pazar turladık durduk
elinde bir çatal , çatalda takılı bir elma mır mır mır konuşa konuşa gezdik
buaralar sık sık haftayı beraber kapatıyoruz.Sonra da birbirimize çoook alışıyoruz. ayrılmak zor geliyo.
arasıra lavaboya tırmanıp el yıkamak için tutturmasa daha iyi geçincez. birde yemek yerken elime vurmasa. artık bana "kızma" diye yüzünü buruşturuyo.
üzülüyorum öyle deyince ama kaçıyo bazen "yaa can!" lafları.



can :)
YanıtlaSil