31 Mart 2014 Pazartesi

bekleme yapma devam et!

Caan, Can seni seviyoruuum Caaan!
-Öyle diyo Yasemin :)

Bebek kelebeeek!
-Öyle diyo Elif Abla :)

Ah topacım benim !
-Öyle diyo Nizamettin Dede :)

Muşmula! (veya sosis )
-Öyle diyo Guran :)
.
.
.

Kafasında herkesi söylediklerine göre kodlamış. Beynine flash disk muamelesi yapıp, hafızası henüz çok dolu değil diye, çok eskileri bile olmadık zamanlarda bulup çıkartabiliyor desek, o kadar basit değildir herhalde. Dün Badeyle yoğurt yedik birlikte, Barış abi gitar çalıyo dedi. Onları nerden baksan 4-5 ay önce görmüştü. Yarım yumalak konuşuyordu. Yase bilir, ne zamandı honiiy? :P

                      

Ankara günleri... Hayatın en zor haftalarından biri olarak hatırlayacağız tabi. Can için ise durum farklı. O eğlendi. Benden,bizden bağımsız olarak sevdiği insanlarla koştu zıpladı, güvendi, top oynadı, her zaman göz ucuyla beni aradı ama uzaklaşabildi de. O kadar tatlı dilliydi ki, bu gerçekten Melike'nin oğlu mu derdiniz. Herkese sevgi sözleri iltifatlar filan, yağcı mı ne!


Evde hep tek başına uzun zamandır. En son, yaz sonunda, çocuklardan korkmazdı ama şimdi çekinerek başladık park günlerine. Bi başka çocuk, daha yaklaşırken gelmesin diye zırvalıyor. Kendinden küçükleri sevmemesi zaten beklenen bişeydi ama onlara karşı bir şiddet uygulama arzusu, engellendiğinde de alınıp gücenme, ötekileşmiş hissetme durumları var bide. 23. ay bu şekilde seyrediyor.



Oyun gruplarına götürüyorlarmış bu yaştaki çocukları. Kreş değil, anne babayla birlikte bir kaç saatlik. Ben de sosyalleşme için 3 yaşı beklememiz gerektiğini sanıyordum. N'apmalıyız acaba?

Bir kere kendisiyle yaşıt yada küçüklerle asla iletişmiyor dedim ya mesela bu konuda işe yarar mı ? Ama abiler ablalarla sorunsuz diyalog kuruyor. Kendisini görmeyen, umrunda olmayan abilerin arkasından " abii senin adın nee" diye sesleniyor mesela. Yazıık, üzülüyorum cevap bile alamıyor :)

Bilmiyorum kiy! Neyse..

Artık, "şunu da söyleyebiliyor, bunu da söyleyebiliyor"lar haber değeri taşımıyor farkındayım. Şaşırdıklarımız değişti.
Konuşmalar artık papağan gibi tekrar etmekten ya da bizim sık kullandıklarımızı söylemekten farklı olarak zekice çıkışlar yapma seviyesine ulaştı.

Anneanne: Yanımda su yok oğlum evde kalmış.
Can: (ellini anneme doğru uzattarak) "para çıkar paraaa, su alalım!! "
ya da
Anneanne dua ediyor evde, bizimki sıkılmış," tamaaam kabul etttiiiik tamaam !!" artık kendisini hangi yetkili merci noktasında görüyorsa :D
ya da
"Yemekçi aneanne" gibi lakaplar takıyor . Kimseden duymadı böyle bir tabir ama gözlemlediklerini döktürüyor artık.
Ya da  kendi istediği birşeyi aldırmak için mutfağa doğru anneyi çekiştirirken : " Gel anne seni biraz seveyim" !
Bir de bir iş üstündeyken yoluna çıktık diyelim ki,  hemen " bekleme yapma devam et" ! :) 
İstediklerini yaptıramadığı durumlarda "lütfeeeen nolursuuuuun" la yaptırıyor.  

Aile içinde hep ön planda olmak istemesi, bişey istediğinde daha bir canım cicim olup normalde cool olması, hep kendini düşünmesi yönleriyle aynı ben gibi şekerim lksdjalfjdslkfjasl


O değil de iki yaş sendromuna başladık biliyo musunuz? Arrgghhh kurban da benim!
Ama daha 23 aylııık :(
Ablacığım bir de yeni bebek sahibi olmuştu evdeki ikideyken. Nasıl yaa?



Bağırırken benim sesimi duyabilse yatışacak ama o ne hırçınlıktır, zoraki ağlamalar bağırmalar ama bi kararlı, bi ters bakışa pes edecek cinsten değil. Tutturduysa tutturuyor, anlamak dinlemek, uyum sağlamak yok, her zaman gerisinde durduğu kırmızı çizgilerin üstüne üstüne basası geliyor, ısrar, kıyamet. Zor aşkısı çook zor!



Koca gitarı çalıcam diye tutturması güzel, ellerini doğru hareketlerle kıpırdatması da güzel de bir yandan "dım dım çalıyorum ben" nedir yahu! Unutmadı gitti! Barış abi den öğrenmiş çalmayı, öyle diyor:)

Babannesi geldi. Sevindi. Dedeyi sordu ama "Ankara'da uyuyor" dedik. Onun odasında durmak istemedi pek. Arasıra hatırlayıp anıyor dedesini :(

Doğum gününe 20 gün kaldı. Bu sene parti de olmaz heralde ?
Harika seçim sonuçlarından sonra harika bi enerjiyle yazdım. Harika olmuş değil mi?
Anket köşesi yapmalıyım ama sadece EVET butonu koymalıyım, harika bir fikir bu, evet!




6 yorum:

  1. Gürhan'la piyano çalarken ben kamerayla gidip gizli çekim yapmaya çalışınca; "bunu mu çekiyorsun" dedi diye; bana kızarak bakıp 'telefonu götür! ' diye çıkışması.. sonrasında yeniden gizli çekim yaptığımda gürhan farketmezken onun farkedip; bir ona bir bana şaşkınlıkla bakması da benim bu haftasonu ki fav'larımdan. donakaldı şaşkınlıktan kuzum.

    Bir de sadece 1 tane hakkın var dedim diye aynı kutuda hepsi birbirinin aynı eklerler arasından en güzelini yarım saatte seçtiği eklerini elinden düşürdüğündeki hayal kırıklığı!Off of. çok şekersin. umarım sen büyüyene dek yoluna girer geri kalan herşey..


    YanıtlaSil
  2. hahahay 20 gün sonra 2 yaş olacak benim tosbağam. ne sandındı. şekerim o birazcık ta Serkanın oğlu. bence insan canlısı olmasını kendisine borçluyuz. :P
    tipsizim şekerim aşşşkkkkım.
    ankete cevap:evet

    YanıtlaSil
  3. Badeyle yoğurt yediği ve aynı zamanda Barış abisi ile gitar çaldığı tarih tam tamına 16 Kasım 2013 Cumartesi günü idi..
    Sevgiler :)

    YanıtlaSil
  4. Yani nedir bu Barış abi sevdası anlamadım gitti. Bir defa gördüğü biri sonuçta. Ayrıca gitar çalma yoğurt yemeyle aynı gün değil biline :)

    YanıtlaSil
  5. Size geldiğimizde çalmadı mı Barış? O zaman benim bilmediğim gizli buluşmalar olmuş ne diyeyim :)

    YanıtlaSil